Maalesef uçakla seyahate cesaret edemeyen annemle teyzemi Rize’ye götürmek için kuzenzademle hızlı bir memleket seferi düzenledik. Bu yolculukta eşim ve bizim minikler maalesef bize katılamadı. Hem havalar henüz tam ısınmadı, hem de 18 ayı doldurmalarına rağmen hala uzun yolculuklarda çok randımanlı olamıyorlar 🙂

Bundan 9 ay evvel yine aynı kuzenzademle bu kez ikizleri Rize’ye götürmüştük. Yolculuğun sonları biraz problemli olsa da orada iyi vakti geçirmiştik. İnşallah kısa bir süre sonra yine onlarla uzun yolculuk yapabiliriz.

Son seyahatimizde bebekleri sevebilsinler ve biz de biraz istirahat edebilelim diye Kastamonu’daki arkadaşlarımıza uğramıştık. Bu sefer vakit kaybetmemek adına Kastamonu’yu es geçtik (dönüşte uğradık).

Seyahat planımızı, nerelerde mola vereceğimizi baştan kararlaştırdık ve evden geç çıkmamıza rağmen plana uygun bir şekilde ilerledik.

İlk molamızı her zamanki gibi Bolu tüneli çıkışında mübarek Hayreddin Tokadi Hazretlerinin kabrinde verdik. İstanbul’dan hareket ettikten sonra 2 saat 40 dk civarında oraya vardık. Hem ziyaretimizi ettik hem de kahvaltımızı yaptık. Yanımızda yiyecek götürmüştük ama türbenin yanındaki aşevinde zaten misafirlere ücretsiz yiyecek içeçek ikram ediliyormuş. Bilginiz olsun. Çayları oradan aldık.

Yaklaşık 1200 km olan menzilimizi dörte bölmüştük. Buna göre diğer duraklarımız Osmancık ve Fatsa olacaktı. Öyle de yaptık. Sabah 07.30’da İstanbul Güngören’den hareket etmiştik. 10.40’da Bolu’dan, 14.15’de Osmancık’tan ve en son 18.30’da Fatsa’dan yola çıktık. Nihayet 22.30’da Rize’ye vardık. Belki de ilk kez böyle düzgün bir saatte hedefe ulaştık. Genelde gece 2-3 gibi absürt saatlerde varmak gibi bir adetimiz vardı.

Rizede çok kalamayacaktık, annemle teyzemi bıraktıktan sonra 1-2 gün dinlenip dönecektik. Kuzenzademin kendi işleri olduğu için ben ertesi gün havanın da güzel olmasını fırsat bilip annemi köye, anneannemizin kabrine götürdüm. Ziyaretten sonra annem komşularla hasbihal ederken ben de büyüdüğümüz evi bir ziyaret edeyim dedim.

Köye kadar gitmişken bir çay içmesek olmaz.

Yanımda GoPro’yu da getirmişken ileride çocuklarımıza da kalması için kısa bir video çektim.

Aynı gün Rize’nin Kıble dağı diye bilinen tepesine de gittik. Orayı da ayrıca bir video yapıp sizlerle paylaşacağım inşallah.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir