Dalyan Tatilimiz

Dalyan Gezi

dalyanBu sene tatil için nereye gitsek diye düşünürken (kabatepe kampımızın da tadı damağımızda kalmışken..) Dalyan’a gitmeye karar verdik. Sağolsun Dalyan Hotel Palmyra’nın sahibi de bize yardımcı oldu ve tatilimizi Dalyan’da geçirmek için yola çıktık.

Yolculuk

Dalyan’a ulaşmak için öncelikle Muğla Ortaca’ya gitmeniz gerekiyor. Oradan 15 dakikada bir minibüsler Dalyan’a gidiyor.

Biz Balıkesir otogarından aktarma ile Ortaca’ya gittik. Giderken Kamil Koç ‘un en gıcık şoförüne denk gelmiş olacağız ki otogarlar dışında hiç mola vermedi. Otogarlarda da 5 dakika mola anca!

Onun dışında yollar o kadar güzeldi ki bu olumsuzlukları bile unutturdu. Yolculuğumuz İzmir, Aydın, Muğla derken Ortaca’da son buldu.

Muğla’ya yaklaştıkça narenciye bahçeleri de görünmeye başladı. Ondan önce  her yer zeytinlikti. Öyle güzellerdi ki..

Otelimiz

Dalyan Hotel Palmyra ‘ da kaldık. Sabah 8.00 ve 10.00 arasında kahvaltı veriliyor. İsteyen konuklar akşam yemeklerini de otelde yiyebiliyor. Zengin bir menüsü var. Otel müşterilerine %20 indirim uygulanıyor.

Otelimiz minik ve sevimliydi. Sabah kahvaltılarımızı Köyceğiz gölünden denize akan suların oluşturduğu kanala karşı yaptık. Kediler de bize eşlik ettiler. Odamızda klima, tv ve mini bir buzdolabı mevcuttu. Ayrıca bahçeye bakan bir de balkonumuz vardı.

  .

İztuzu Plajı

Tatilimizin ilk günü çevreyi tanıma ve denize ayıralım dedik. Dalyan minik ve şirin bir yer. Hemen tüm sokaklarını ezberliyorsunuz. Çoğunlukla restoranların olduğu merkezde şok, bim, migros  gibi marketlerin yanı sıra kıyafet vs alabileceğiniz dükkanlar da mevcut. Bir çok markanın bulunduğu bir çarşısı da var.

  

Denize ulaşmak için minibüs gibi kullanılan teknelerle 40 dakikalık bir yolculuk yapmamız gerektiğini öğrendik. Gidiş – dönüş kişi başı 10 tl’ye sizi İztuzu plajına götürüyorlar.

İztuzu plajı caretta caretta’ların yumurtlama alanı. Mayıs’tan Ekim’e kadar faaliyetteler. Bu yüzden sahilde 20.00’a kadar kalabiliyorsunuz. Biz gittiğimizde (23 Ağustos – 27 Ağustos arası) daha yumurtalar çatlamamıştı. Ama tatilden döndüğümüzde minik kaplumbağa fotoğrafları görmeye başladık. Sanırım Ağustos sonu gibi giderseniz onları görebilirsiniz.

 

Dalyan Turu

2. gün Otelimizin sahibinin de yönlendirmesiyle bir tura katılmaya karar verdik. Dalyan turu her gün düzenleniyormuş. Sizi otelinizin önünden tekneyle alıyorlar. Önce İztuzu plajına gidiliyor. Biraz orada oyalandıktan sonra yemeğe gidiyorsunuz. Denizde insanın karnının nasıl acıktığını tahmin edersiniz. Bu yemek güzel geliyor. Daha sonra Köyceğiz gölüne doğru gidiliyor. Biraz mola verip isteyen orada yüzebiliyor. Sonraki durak Çamur Banyosu. Oradan da herkes dağılıyor. Antik Caunos turu’da buna dahil sanıyorduk ama ekstra ücret isteyince vazgeçtik. Bunu önceden belirtmeleri gerekirdi. Dalyan turu kişi başı 30 TL

  

 

Saklıkent – Kanyon

Ulaşım

Acaba hangi tura katılsak diye düşündüğümüz bir gün, broşürlere bakarken Saklıkent – Kanyon turu olduğunu öğrendik. Tur şirketleri Dalyan’dan sadece Perşembe günü yapıyormuş bu turu. Biz de daha pazartesi gününde olduğumuzdan Perşembeyi beklemeyelim kendimiz gidelim istedik. Böylece kendimiz tura bağlı kalmadan rahat rahat dolaşabilecektik. Önce Fethiye’ye gidecek bir araç aramaya başladık. Kasabanın merkezinden kalkan minibüsler Fethiye’ye gidiyordu. Oradan da Saklıkent’e başka minibüsle geçecektik. Dalyan’dan Fethiye kişi başı  gidiş-dönüş 30 lira. Sabah Dalyan’dan 10.00 ‘da araç kalkıyor, akşam 17.00 ‘da sizi Dalyan’a geri götürüyor. Bileti kaybetmeyin!

Minibüsten indiğiniz yerin biraz ilerisinden Saklıkent’e her 20 dakikada minibüsü var. Buradan da kişi başı 8.5 TL ödeyerek Saklıkent’e ulaşabiliyorsunuz. Yolculuk biraz uzun sürüyor. Biz dönüşte Dalyan arabasına yetişecek şekilde kendimizi ayarladık.

 

Kanyon

Saklıkent’e ulaştığınızda buz gibi akan bir dere ve onun üzerine konmuş yemek masaları dikkatimizi çekiyor. Rafting yapmak için bekleyen turistler ve yöresel ürünler satan tezgahlar ortama hareket katmış. Biz bir an önce Kanyon’u dolaşmak istiyoruz. Çünkü zamanımız kısıtlı. Hemen bilet kuyruğuna giriyoruz. Kanyona giriş ücreti 5 TL.

    

Asma tahta bir köprüden geçerek Kanyon’a ulaşıyoruz. Köprüden görünen manzara muazzam.. Köprü bitiminde bir alan var, burada mola verebilirsiniz. Büfede yiyecek içecek de satılıyor. Biz turist olarak kazıklanmaktan bıktığımızdan yanımızda kendi yaptığımız sandviçlerden götürmüştük. Yol uzun olduğu için karnımızda epey acıkmıştı. Bu alanda dinlenip bir şeyler yedik. Bizi uzun bir kanyon yolu bekliyordu.

Buz gibi akan suyun içinden geçmeye gelmişti sırada. Burada bir uyarı yapalım. Yanınızda mutlaka kuru giysiler götürün. Sırt çantanız olsun mutlaka. Kanyonu dolaşırken sık sık ıslanacaksınız. Sırt çantası da taşıması kolay oluyor. Kimileri terliklerin akıntıya kapıldığını söylese de çok dikkatli olursanız bir şey olmuyor. Rahat olun.

İlk kısım biraz zorlu, dediğim gibi buz gibi bir su ve belinize kadar geliyor neredeyse. Onu aştıktan sonrası kolay. Biz şelaleye kadar yürüdük.  Şelaleden ilerisi biraz korkutucu diyenler var. Efsane de olabilir.

Şelaleye kadar olan kısım harikaydı. Yürürken bir yandan fotoğraf çekmeye, bir yandan da hayretler içinde etrafı seyretmeye koyulduk.

Bir rivayete göre sadece 14 yıl önce bir çoban tarafından keşfedilmiş bu kanyon. Sonra turistlerin uğrak yeri olmuş. 15 km uzunluğundaymış. Daha fazla bilgi için tık tık. 

Bizim çok fazla zamanımız olmadığından derenin üzerindeki masalarda oturamadık ama bir daha gidersem mutlaka orada keyif yapmak isterim 🙂

Gezentigil Hasan sizin için her zorluğa göğüs gerdi!

 

Kral Bahçesi

Akşamları takılmak için güzel bir mekan. Kral mezarlarına karşı bir çay bahçesi. Garsonları biraz büyük burunlu nedense. Bir şey istediğinizde sanki dünyanın en kötü şeyini söylemişsiniz gibi suratları asılıyor. Belki de bahçe çok kalabalık olduğundandır bilemedim.

Kral bahçesi manzarası

 

Mutlaka Yapın!

– Dalyan turuna katılın

– Jeep safari

– Deniz kapluğumbağası gözlemine çıkın

– İztuzu Plajında yürüyüş yapın

– Saklıkent Kanyon’a gidin

– Dalyan’da gece gezmesine çıkın

– Kral bahçesinde geceleri takılın

Kısacası, Dalyan ¨Nerede Tatil Yapsak¨ dediğiniz anda aklınıza gelebilecek bir yerdir. Hem etrafında gezilecek yerlerin çokluğu hem de denizinin güzel oluşu nedeniyle. Biz de kaldığımız otel olan Dalyan Hotel Palmyra‘nın sahibine çok teşekkür ediyoruz, burayı keşfetmemizi sağladığı için.

Son olarak, mini Dalyan videosu ile veda edelim.. Bir sonraki gidişimizi iple çekerek..

Dalyan from sahika on Vimeo.

(not: Tatilden döneli uzun bir zaman oldu ama ben yazıyı yayınlamakta biraz geciktim. Sırf fotoğrafların çokluğundan ve benim onları düzenleyecek vakti bulamamamdan..)

(not2: Bütün tatil fotoları iPhone 4 ile çekildi. iPhone fanı olduğumuz doğru ancak fotoğraf makinamızı evde unuttuğumuz da bir gerçek..)

Gezmeyi çok sever :) Yeni şeyler keşfetmek hobisi. www.kadinsanat.net'te de yazar. Küçük şeylerle mutlu olabilen bir insan..

2 Comments

  1. Ben de tam “Bu resimler ne kadar genel olmuş! Hiç yakından, insanları gösteren bir fotoğraf yok mu?” diyecektim! Makinasını evde unutmuş meğerse turistler!

    Reply

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Önceki yazıyı okuyun:
Kocaeli Serindere Doğa Yürüyüşü

Geçen Mayıs ayının sonunda Gezentigiller'in karakterine ters olarak ilk kez yalnız bir gezi yaptım. Şahika Hanım son dakikada vazgeçti. Yeni...

Kapat