Bayramda Marmara Adası’ndaydık

Kurban Bayramının 9 günlük tatilini değerlendirmek için Gönen’e gittik. (Balıkesir / Gönen) Bayramda havanın güzel olacağını da duyunca acaba gezmek için yakın yerlerden nerelere gitsek diye düşünmeye başladık. Erdek’e gidebilirdik, sahilinde oturup çay içebilirdik. Ama oraya gitmiştik. Görmediğimiz bir yer olsa güzel olur diye düşündük. O sırada eşimin aklına Marmara Adası geldi. Adada oturan (yani ailesi adalı olan) bir arkadaşı bile vardı. Hemen o arkadaşını aradı ve bayram boyunca orada olacağını öğrendi. Rotamızı belirlemiştik. Bayramda Marmara Adasını gezmeye gidiyorduk. İlk 2 gün olmazdı, bayramda akraba ziyaretleri, sonra kesilen kurban etlerinin elden geçmesi vs. gibi işler vardı.

Bayramın 3. günü sabah 8’de kalktık, kahvaltıda akşamdan kalan böreklerden yedik ve yola çıktık. Yolumuz uzundu, önce Erdek’e gidecek oradan gemiyle Marmara Adasına geçecektik. Eşimin arkadaşından öğrendiğimize göre saat 10.00’da bir gemi vardı. Erdek’e kadar kendi arabamızla gidecektik arabayı orada bırakıp adaya yaya olarak geçecektik.

Evden çıktığımızda günlük güneşlik olan hava Erdek’e yaklaşmaya başladığımızda kararmaya başlamıştı. Edincik’i geçer geçmez gelen kara bulutlar bizi korkutmaya yetmişti. Bir ara çiseleyen yağmur yüzünden “Acaba geri mi dönsek?” diye düşünmeye başlamıştık. Erdek’e girdiğimizde ise bastıran sağnak yağmur umutlarımızı iyice kırmaya yetmişti. Biraz arabada oturup yağmurun dinmesini bekledik.

Yağmur hafifleyince çıkıp sahildeki çay bahçelerine girdik. Hava biraz serinlemişti. İki çay söyleyip hem ısınırız hem ne yapacağımıza karar veririz diye düşündük. Bu arada bayramda iyice sardığımız satrançı oynamaya başladık…

(Rotamız)

Saat 10.00’a gelirken artık ne olursa olsun adaya gitmeye kadar verdik. Yağmur bile olsa gidecektik. Buraya kadar gelmiştik, çok da merak ediyorduk. Hiç olmazsa denizde yaptığımız yolculuk yanımıza kar kalır diye düşündük.

Erdek’ten adalara seferler yapan vapurlar Gestaş’a ait. Sitesinden sefer saatlerini ve nerelere gittiğini öğrenebilirsiniz. Ayrıca İstanbul İdo’dan da Avşa adasına yazın seferler oluyor. Avşa ve Marmara adası birbirine çok yakın.

Normalde Erdek – Marmara Adası 1,5 saat sürermiş. Biz Avşa’da çok beklediğimizden ve bütün adalara uğradığımızdan 2 saate yakın sürdü.

(Burası geminin ilk yanaştığı ada..)

Biz de bu arada bol bol fotoğraf çektik. Denizin kokusunun ve havanın tadını çıkardık. Gökyüzüne baktığımızda kara bulutların dağıldığını görüp iyice sevindik. Bu ada gezisi güzel olucaktı..


(Avşa adası limanı)

Avşa adasının limanında epey bekledik. Herhalde kaptanın bir tanıdığı gelecek diye düşündük. Avşa’dan sonra minik bir adaya daha yani Ekinlik adasına uğradık.

Ve nihayet Marmara Adası göründü..

Adada bizi eşimin arkadaşı Soner karşıladı. Bize kurabiye ve  tuzlu almış. Hemen limanın yanındaki çay bahçesine oturduk çaylarımızı söyledik. Yazın orası çok kalabalık oluyormuş. Biz gittiğimizde çok sakindi.

Çayımızı içerken ben yine fotoğraf çekmeye devam ettim. Ama içim yana yana.. Çünkü fotoğraf makinemi yanıma almamıştım o yüzden fotoğrafları iPhone ile çekmek zorunda kaldım.. Eşim de kendi telefonundan çekti. Yazıdaki fotoğrafların çoğu onun çektikleri.. Ben instagram uygulaması ile efekt yapıp yapıp web’e gönderdim..

Hava pırıl pırıl olmuştu. Eşimin arkadaşı, iyi ki yağmur yağdığını o yüzden havanın çok parlak olduğunu söyledi. Yola çıkarken biri korkutan yağmur bu sefer sevinmemize neden olmuştu. Çünkü havanın berraklığı nedeniyle yakındaki tüm adalar hatta neredeyse Tekirdağ bile görülebiliyordu..

Çay faslından sonra adayı turlamak için yola koyulduk. Saat 2’ye geldiğinden sade 2 saatimiz kalmıştı. Çünkü adadan ayrılan son gemi 16.00’daydı.. Biz de adada kalmaya niyetlenip gelmemiştik. Eğer niyetimiz kalmak olsaydı daha güzel yerlerini de görme şansımız olabilirdi. O yüzden adaya yazın da gelmek için kendimize söz verdik… Bir dahaki seferimiz yazın olucak ve inşallah kalacağız..

Hemen hızlı bir tur yapmak için eşimin arkadaşı bizi adanın en görülesi yerlerine götürdü.

Adada zeytincilik yapılıyor ve zeytin bahçeleri ile dolu. Bir ara burnumuza mis gibi zeytinyağı kokusu geldi. Marmarabirlik zeytinlerinin oradan çıktığını öğrendik. Ama herhalde kış olduğundan etrafta zeytinyağ satan pek yoktu. Zeytinlerin de tam toplanma mevsimiymiş. Dallardakiler kocaman ve simsiyahtılar. Dalından koparıp yememek için zor tuttum kendimi…

Marmara Adası Türkiye’nin 2. büyük adasıymış. 1. Büyük adası ise Gökçeada. Ona da geçen sene kamp yaparken gitmiştik.

Yolun bittiği denizin başladığı yer.. Denizin üzerindeki beton parçasından çektik bu fotoğrafı..

Marmara Adasının en güzel yeri.. Diğer adaların görünebildiği yer.. Havanın pırıl pırıl olmasına dua ediyoruz…

Son durağımız..

Ve saate bakıyorum 15.30. Geminin kalkmasına yarım saat var ve biz adanın bir ucundayız.. Acaba yetişebilecek miyiz derken çok şükür yetişiyoruz..

Güneş yavaş yavaş batarken biz de dönüş yoluna koyuluyoruz..


One Comment to Bayramda Marmara Adası’ndaydık

  1. […] tatilimizi değerlendirelim diye düşünürken eşimin aklına Marmara Adası geldi. O gezimizi de Gezentigiller blogumuza yazdım. Çok keyifli bir gezi […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2017: Gezentigiller | Travel Theme by: D5 Creation | Powered by: WordPress
%d blogcu bunu beğendi: